Yaşamlarımız, enerji alanlarımızın bir yansıması

Yaşamlarımız, enerji alanlarımızın bir yansıması. Yani sizde ne varsa yaşam size onu sunuyor. Deneyimlerinize verdiğiniz içsel yanıtlar (ister farkında olun, ister olmayın) yaşama dair belirli kalıplar, inanç sistemleri oluşturmanıza neden oluyor ve bunlar da sizin özel enerjisel arşivinizde tutuluyor. Arşivinizdeki bu veriler, yaşamda önünüze çıkan yeni deneyimlere verdiğiniz yanıtları güçlü bir şekilde etkiliyor.

Daha önceki ilişkisinde terkedilen/aldatılan/hayal kırıklığına uğrayan… biri, önüne çıkan ilişkilere daha şüpheci, daha güvensiz yaklaşıyor ve bu da sağlıklı bir ilişki yaşama potansiyeli varken, kişinin önceki deneyimlerinin kayıtları nedeniyle, yeni ilişkiyi bu yönde değerlendirip şekillendirmesine yol açıyor. Önce bu olumsuz deneyim kayıtlarını fark etmek, onları temizlemek, en doğrusu tüm bu olumsuz etkilerden özgürleşmek gerekiyor. Çalışmalarda da söylediğim gibi geçmişimiz bu olumsuz kayıtlarımız nedeniyle, bizi geriye doğru çeken bir koskoca yük olmak yerine, tüm bunları farkedip salıverdiğimizde sırtımızı güvenle yaslayıp, yolumuzda ilerlerken, en büyük dayanağımız oluveriyor.

Niyet ve eylem ikilisini de unutmamak gerekir tabi. İlk önce saf niyet (yani kaygılardan, korkulardan, endişelerden arınmış) ve sonra da bu niyet doğrultusunda adımlar atmak, istediğiniz ilişkiyi/yaşamı oluşturmak için anahtarlar. Eylemsiz niyet, istekleriniz için süreçler yaratır. Eylemleriniz, adımlarınız niyetinizde ne kadar sağlam olduğunuzu sürekli olarak evrene deklare eder çünkü. Niyetleriniz de adımlarınız da sağlam olmalı.

Yaşamın seni alıp bir yerlere sürüklemesi yerine, sen yaşamının iplerini eline al ve önce kendinle başla. Kendinle olan ilişkin, yaşamla kurduğun ilişkiyi, yaşamının sana sunduklarını, nedenleri/sonuçları anlaman için en yegane ve sana özel haritan, Anahtarın çünkü.